ehem, öncelikle bir blog tutmaya başladım, kendisi şu anda
burada, sizleri gördüğüne sevinecektir. Aslında önce adını pes sesler yapmıştım, ama
aha bu blog bütün işi bozdu, pis sesler'e kırgın mıyım? tabii ki hayır, hatta girin, huun-huur-tuu olsun, blah blah blah olsun bakın edin.
Eğer october'ın ekim olduğu konusunda yanılmıyorsam deviantarttaki 1. senemi doldurmaya doğru adım adım ilerliyorum demektir, pek güzel bir yıl oldu, ben çok eğlendim, bunun yanında eğlendirebildiysem ne mutlu bana.
Hala bilmeyenler için söyleyeyim, DEVIANTART TAYYIP ERDOĞAN'I seviyor. Bunun yanında ben karakter sınırlamasını çok sevdim o beni hiç sevmiyor. Interest kısmına bakacak olursanız "geçen gün tayyiplerin mahalleyle mahalle maçı yaptık, 5 gol çaktı" yazdığını görürsünüz. aslında "5 gol çaktım puşta" tarzı bi şey yazmıştım oraya ben, ama deviantart'ın gönlü el vermemiş bir anlık sinirle başkanıma laf etmeme, hemen kesmiş gereksiz kısımları. hiç dokunmadım kalsın öyle, ibret olsun, çarpılasınız inşallah başkanımı sevmeyen kafirler allam yerebbim.
tekrar şu birinci yıl meselesine döneceğim, ve öyle bitireceğim jurnali. bana bu bir yılda destek olan herkese teşekkürü borç bilirim. bakmayın böyle en iyi yönetmen oscarı almış gibi artiz artiz teşekkür falan yolladığıma, ciddiyim, valla bak.
işte galerilerini pek sevdiğim, birer birer gezmenizi tavsiye ettiğim devyantlar;

Bal dökülesi, yalanası gruplar da bunlar;
